il formules di pluie







ahu-dudu! sen yaptın!

Categories: diario, disegno, frenesia | Mayıs 5th, 2008 | by Banu | 16 comments

 

evren tam bir ahududu

 

 

*bana dondurma ısmarladılar mühim bir kordinatta.
çünkü evren tam bir transsıfır noktası.

*gecikmiştim, ceza hakediyordum. keyfî bile olsa bir eşdeğerlik ilkesi kabulü ceza dediğin. trans yağ oranı sıfır olan bölgede herşey değişiyor. benim ödül dediğimin adı ceza oluyor.
çünkü evren tam bir çelişki.

*sevdiğimiz omuzlara papağan kondurulursa onların kulakları çınlıyor. sonra zorla banallik üzerine bir söyleme imzam atmam konusunda tehdit alıyorum.
çünkü evren tam bir komplo.

*konuşurken insanı iki pembe-beyaz dondurmalı şekerin ve bonus olarak hemen sol duvarda konuçlanmış onbeş figüranın birden dinlemesi güzel şey.
çünkü evren tam bir hamsi kasası.

*sonra mocaco‘nun yarım dairesinden geçerek girdik kahve içmeye. efsaneye göre tam adını söylemezseniz size içmek istediğiniz şeyi vermiyorlarmış.

*benim neden x maddesi düşen kazandan çıkıp da, power puff girls’e dram yaptığım,
cevatnur’un neden prensescilik okulunda topuklu ayakkabı giyme dersinden hoca ona taktığı için kaldığı,
sonra ahududu aromalı şüröd‘ün hayran kaldığım sesiyle tesbitleri,
trende polonyalılar,
güneybatıda afrikalılar ve portekiz’den bahsettik.

okyucu: portekiz neden her yerden çıkıyor kuzum?
pluie: portekizi ben seçmedim, seçilmiş o.

çünkü evren tam bir macellan.

*ileride ortak bir yeni tavşan seslendirmesi ihtimaline karşı albüm kapağı resmimizi önceden çektirdik.
ses yalıtımlı fanusu icadettik. sonra onu kibrit kutusuna koyduk. canlı müzik hususuyla pek ilgilenmedik. altkomşu çıldırtan türküsünü peçeteye yazmayı düşündük, sonra vazgeçtik.

çünkü evren tam bir delilik.

*semikodüktörleri ve sişarpı sevmiyoruz hepimiz. anlaştık da, diferansiyeldenklem sevmek n’oluyor?
herkes şrödinger’in zamandan bağımsız denklemini sevecek.

çünkü evren tam bir şüröd.

*feneralayı hamdullah s. beyi selamlamamız ve şeker transferini sünger bob mahallinin az ötesinde yapmamızdan sonra balkant dolaylarında sessizharfler malikanesinde son buldu.

*oyuncular evlerine dağılmasına rağmen, kıskandırma ve hava atma çalışmaları tüm gece boyunca azimle sürdürüldü.
ertesi gün cevatnur unuttuğu batıyakası sınavına girecek, şüröd anadoludan gelen numaraları meşgule çevirecek, pluie onlara sebastian yerine supergeniuspetgary almalarını önermeyi düşünecektir.

çünkü evren tam bir kıskançlıktır.

herkeste içi poison dolu pembe yüzük olmaması ve duvardaki asenkronik çentikler moral bozuyor.

zira evren tam bir boy ölçüsü alma yeridir.

pluie

 

randompong

 

 







passive! seni sever, seni söyleriz …

Categories: diario | Mayıs 2nd, 2008 | by Banu | 32 comments

hangingbymissing

bazen

bazen bazılarını çok özlerim ben
onlar bilmez kendilerini özlediğimi
ne kadar özlediğimi anlatsam
şaşırır ya da gülerler belki
bazen otobüste otururken arkamda oturduğunu düşünürüm
dönüp bakınca bana gülümseyecekmiş gibi
bazen istiklalin kalabalığında kimseye dokunmadan yürümeye çalışırken
tramvayın kenarından aniden karşıma çıkacakmış gibi

camdan yüzümün yansımasına bakakalırken
onun yansıması da arkamdan görünecekmiş gibi
tam olarak kimi özlediğimi bulursam
t
am bir ben olabilirim ya da biz

passive

passive etkisi ölçmek amaçlı test cihazı:

PageRank







sin palabras

Categories: diario, frenesia | Nisan 30th, 2008 | by Banu | 13 comments

 

ease

sevdiği çok şey var / müthiş kokulu bir içecek en yenisi mesela

yağmurla gelen şehrayinler var / diğer her yabancının tuvalden silinmesi mesela

gözlerini dolduran çok şey var / minnet mesela

utandığı çok şey var / cennette yüksek sesle şiir okumak mesela

uykuya dalmak istediği çok an var / gözlerinin önünden güzel bir şehir, deniz ya da yollar şarkı söyleyerek akarken mesela

bir de söylemesi zor şeyler var

kelebek mayına konduğunda

sözlerin pek hükmü kalmıyor ama

 

Older Posts »